Efes Antik Kenti Gezilecek Yerler » Gezilecek En İyi 20 Yer

2
402
Efes Antik Kenti

Efes Antik Kenti gezilecek yerler yazımızda, her yıl yaklaşık 2 milyon ziyaretçiyi ağırlayan, tarihi Cilalı Taş Devri’ne dayanan Efes Antik Kenti’nde gezilecek harika 20 yer  hakkında detaylı bilgi verdik. Yazı içerisinde sıkça merak edilen “Efes Antik Kenti gezilecek yerler listesi”, “Efes Antik Kenti giriş ücreti”, “Efes Antik Kenti nerede?”, “Efes Antik Kenti giriş ücreti ne kadar?” gibi birçok sorunun yanıtını bulabilirsiniz.

Efes Antik Kenti Gezilecek Yerler

Binlerce yıllık tarihte, unutulmaz bir yolculuğa çıkacağınız, adeta zaman makinesi ile o yıllara gitmiş gibi hissedeceğiniz, eşsiz güzellikte bir yer Efes Antik Kenti… Binlerce yıl ayakta kalmayı başarmış birbirinden özel eserlerin yanında, yaklaşık 8 km2’lik alana yayılan kazı ve restorasyon çalışmaları günümüzde de devam etmekte ve her gün tarihin tozlu sayfaları biraz daha aydınlatılmaktadır. Efes Antik Kenti’nin ziyarete açık 4 bölümü şu şekildedir:

  1. Ayasuluk Tepesi
  2. Artemision
  3. Efes
  4. Selçuk

Efes Antik Kenti’nde ilk arkeolojik kazılar 1869 yılında başlamıştır. Bugün de çalışmalarını sürdürmekte olan Avusturalyalılar ise ilk kazı çalışmalarına 1895 yılında başlamıştır. Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında kesintiye uğrayan çalışmaları, 1954 yılından sonra kesintisiz devam etmiştir. Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün çalışmalarının yanı sıra, 1954 yılında Efes Müzesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı adına kazı, restorasyon ve düzenleme çalışmalarını başlatmış, günümüzde de sürdürmektedir.

Birbirinden önemli ve özel eserlerin yer aldığı Efes Antik Kenti’nde, Dünya’nın 7 harikasından en görkemlisi olarak anılan Artemis Tapınağı bulunmaktadır. Bunun dışında bir de, Hıristiyanlığın “hac merkezi” olan Efes Antik Kenti, 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne adını yazdırmıştır. Her yıl tüm dünya ülkelerinden gelen, yaklaşık 2 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Bu yazıda, Efes Antik Kenti içerisinde mutlaka görülmesi gereken yapılar hakkında sıkça merak edilen soruları yanıtladık ve eserler hakkında bilgi edineceğiniz kapsamlı bir liste oluşturduk.


Efes Antik Kenti Gezilecek Yerler Listesi

  1. Mil Taşları
  2. Tiyatro Gymnasiumu ve Büyük Tiyatro
  3. Liman Caddesi
  4. Meryem Kilisesi
  5. Mermer Cadde
  6. Aşk Evi
  7. Celcus Kütüphanesi
  8. Kuretler Caddesi
  9. Yamaç Evler
  10. Hadrian Tapınağı
  11. Skolastika Hamamları
  12. Odeon
  13. Prytaneion
  14. Domitian Tapınağı
  15. Efes Devlet Agorası
  16. Artemis Tapınağı
  17. Ayasuluk Tepesi
  18. Ayasuluk Kalesi
  19. Jean Bazilikası
  20. İsa Bey Camii

1. Mil Taşları

efes antik kenti gezilecek yerler

Günümüzdeki kilometre levhalarının Antik Çağ’daki karşılığı Mil Taşları’dır. Yolların çeşitli yerlerine dikilen Mil Taşları, şehre ne kadar mesafenin olduğunu göstermektedir. Helenistik dönemde iki Mil Taşı arası ölçü birimi “stadia (185 metre)” iken, Roma döneminde “milla passuum (1000 adım)” imiş. Efes Antik Kenti imparatoru olan kişinin ismi tüm taşlara yazılır ve iyi gözükmesi için kırmızıya boyanırmış. İmparator öldüğünde ve yenisi geldiğinde ise, ismi silinerek, yenisi ile değiştirilirmiş. Mil Taşları’nın bazılarını günümüze ulaşmıştır, taşlar hem Efes Antik Kenti’nde hem de Efes Müzesi’nde görülebilmektedir.


2. Tiyatro Gymnasiumu ve Büyük Tiyatro

efes antik kenti gezilecek yerler

Antik dünyanın en önemli bilim, kültür ve sanat merkezlerinden biri olan Efes’ten günümüze ulaşan, en önemli ve en dikkat çeken eserlerden biri Büyük Tiyatro’dur. Büyük Tiyatro’nun kuzeybatısında yer alan Tiyatro Gymnasium’u, M.S. 125 yılında inşa edilmiştir. Gezinti alanları, hamamlar ve dinlenme alanlarından oluşan Gymnasium, toplamda 12 bin metrekare büyüklüğünde bir alana kurulmuştur. Büyük depremler sonucunda yıkılan ve günümüze harabe şeklinde ulaşan Gymnasium, kültürel ve sportif eğitimlerin verildiği, önemli bir yerdir. Gymnasium’u, günümüzdeki kültür merkezleri ve spor komplekslerinin karışımı olan bir yapı olarak kafanızda canlandırabilirsiniz. Liman Caddesi üzerinde devam edip, Gymnasium’u solunuza aldığınızda, karşınızda Dünya’nın en büyük açık hava tiyatrosunu görecek ve büyüleneceksiniz…

Efes Antik Kenti Tiyatrosu diğer ismiyle Büyük Tiyatro, M.S. 98 yılında, İmparator Cladius döneminde inşa edilmeye başlanıp M.S 117 yılında tamamlanmıştır. 24 bin kişi kapasitesine sahip Büyük Tiyatro’da sadece kültürel aktiviteler yapılmamaktaydı. St. Paul, Hıristiyanlığı yaymak adına burada vaazlar vermiş, halk meclisi toplantıları ve gladyatör savaşları gibi etkinlikler de Büyük Tiyatro’da yapılmıştır. Günümüzde tiyatronun sembolü olan, iç içe geçmiş, gülen ve ağlayan maskeler, Büyük Tiyatro’da yaşanan bir olay sonrasında ortaya çıkmıştır. İlginç ve gerçek bir olaya dayanan hikâye şöyledir:

Şarap tanrısı Dionysos’u onurlandırmak adına, bağ bozumu döneminde şenlikler ve çeşitli gösteriler düzenlenirmiş. Dionysos’un “haz ve acı” şeklindeki iki uçlu hayat felsefesi, bu gösterilerin ana fikrini oluştururmuş. Bu felsefe çerçevesinde, insanlar ve Tanrılar arasındaki, bitmek bilmeyen mücadeleler betimlenirmiş. Oyuncular mimikleri ile rol yapmaz, ağlayan ve gülen maskeler kullanılırmış. Zaman içerisinde bu gösteriler ile çağdaş tiyatro şekillenmiş ve günümüzde tiyatronun simgesi olarak kullanılan şekil ortaya çıkmıştır.

Büyük Tiyatro’nun çok süslü ve 3 katlı sahne binası yıkılmış olsa da, 22 basamaktan oluşan, 3 bölümlük oturma alanı dimdik ayakta kalmıştır. Akustiği çok iyi olan Büyük Tiyatro’da, Dünyaca ünlü orkestralar, Sting ve Elton John gibi birçok isim konser vermiştir.


3. Liman Caddesi

efes antik kenti gezilecek yerler

Liman Caddesi, diğer ismiyle Arcadiane Caddesi, 11 metrelik genişliği ve 600 metre uzunluğu ile şehrin Antik Çağ’daki en uzun caddesidir. Tamamı mermer ile kaplı cadde, oldukça ihtişamlı mermer sütunlar ile çevrelenmiştir. Günümüzde halen görkemli görüntüsünü korumakta olan Liman Caddesi, Efes Antik Tiyatrosu ile limanı birbirine bağlayan aynı zamanda kralların karşılandığı ve dini törenlerin yapıldığı caddedir. Son şeklini Roma İmparatoru Arcadianus döneminde alan cadde, ismini de İmparator Arcadianus’tan almıştır. Liman Caddesi’nde yürürken adeta kendinizi o dönemde hissedeceksiniz, gözlerinizi kapatıp, bir geçit törenindeymişsiniz gibi hayal ederek, zamanda kısa bir yolculuk yapabilirsiniz. Ortamın büyüsüne kapılıp, kendinizi o dönemlerde yaşıyormuş gibi hissetmeniz hiç de zor olmayacaktır…


4. Meryem Kilisesi

efes antik kenti

Kentin en büyük yapılarından biri olan Meryem Kilisesi, Liman Caddesi’nin kuzeyinde bulunan, şehrin alt kapısından girildiğinde sağ tarafta kalan, Efes Antik Kenti’nde mutlaka görülmesi gereken yapılardandır. 145 metre uzunluğunda, 30 metre genişliğinde bir bazilika olarak inşa edilen Meryem Kilisesi, Hıristiyanlık için çok önemli bir yapıdır. İncil’de ismi geçen 7 kiliseden biri olan Meryem Kilisesi, Hz. Meryem adına yapılmış ilk kilisedir. 431-438 yıllarında, burada gerçekleştirilen iki konsil sebebiyle, kiliseye Konsiller Kilisesi de denilmektedir. Konsil, tüm Hıristiyanlık âlemini ilgilendiren, önemli kararların alındığı toplantılara verilen isimdir. 431 yılında Meryem Kilisesi’nde gerçekleştirilen konsilde, Hz. Meryem Hz. İsa’nın annesi olarak kabul edilerek, tüm Hıristiyanlığa ilan edilmiştir. M.S. 2. yüzyılda inşa edilen kilise, Bizans hâkimiyeti dönemini kapsayan, 500’lü yıllarda genişletilerek, bir katedral haline getirilmiştir. Geç Bizans dönemine kadar birçok değişiklik geçiren Meryem Kilisesi, M.S. 7. Yüzyılda Aziz Yuhanna (St. Jean) Bazilikası’nın inşa edilmesinden sonra önemini yitirmiştir. Aziz Yuhanna Bazilikası’nın piskoposluğun merkezi haline gelmesiyle, Meryem Kilisesi mezarlık olarak kullanılmıştır. 26 Temmuz 1967 yılında Papa altıncı Paul’ü ağırlayan Meryem Kilisesi, Efes Antik Kenti içerisinde görülmesi gereken önemli yapılardan biridir.

Not: Meryem Kilisesi, Efes Antik Kenti’ne 8 kilometre uzaklıkta bulunan Hz. Meryem’in son günlerini geçirdiği Meryem Ana Evi ile karıştırılmamalıdır.


5. Mermer Cadde

efes antik kenti gezilecek yerler

Büyük Tiyatro ile Celcus Kütüphanesi’ni birbirine bağlayan yol olan Mermer Cadde, Helenistik Dönemde inşa edilmiş ancak birçok kez onarım görmüştür. Mermer Cadde, araba yolu olarak yapılmış olsa da, cadde kenarına yapılan yüksek kaldırımlar sayesinde yaya yolu olarak da kullanılmıştır. Üstün bir şehircilik anlayışı ile yapılan Mermer Cadde’nin altında, atık suların şehirden tahliye edilmesini sağlayan gelişmiş kanalizasyon sistemi bulunmaktadır. Mermer Cadde’nin en önemli özelliği ise, Aşk Evi’ni işaret eden, mermerden yapılmış, bir kadının sol ayak izinin ve kalp şekillerinin kazıma tekniği ile işlendiği, tarihin ilk reklam panosunu bulunduruyor olmasıdır.


6. Aşk Evi

efes antik kenti gezilecek yerler

M.S. 1. Yüzyılda yapılan, Efes Antik Kenti’ne gelen denizcilerin uğradığı bir yer olan Aşk Evi, ismi sevimlileştirilerek Aşk Evi olarak anılsa da, aslında şehrin genelevidir. Celcus Kütüphanesi’nin tam karşısında yer alan iki katlı yapı içerisinde 3 tane genelev bulunmaktadır. Üst katında kadınların, alt katında ise ziyaretçilerin odalarının bulunduğu Aşk Evi’nin duvarları kadın freskleri ve 4 mevsimi simgeleyen mozaikler ile süslenmiş, yerler ise mozaik kaplanmıştır. Aşk Evi’nin hemen yanında, gelişmiş kanalizasyon sistemine sahip Latrina (halka açık tuvalet) ve Skolastika Hamamı bulunmaktadır. Aşk Evi’nin altında, hemen karşısındaki Celcus Kütüphanesi’ne çıkan gizli bir geçit bulunmaktadır. Efes’li evli erkeklerin, kütüphaneye gideceklerini söyleyerek, gizlice Aşk Evi’ne geçtikleri düşünülmektedir. Herhangi bir kanıtı bulunmayan bu bilgi, geçit hakkında oluşturulan ilginç bir senaryodan ibarettir. Afrodit’e adanan Aşk Evi’nin hemen girişinde bir de Afrodit heykeli bulunmaktadır. Bu heykel önünde gerçekleştirilen ufak ritüelden sonra, erkekler içeriye girebilmektedir.

Aşk Evi’nin 100 metre ilerisinde bulunan, Mermer Cadde üzerindeki “tarihin ilk reklam panosu”, bir kadının sol ayak izi, kalp ve taç figürlerinden oluşarak, Aşk Evi’ni işaret etmektedir. Bu antik reklam panosu iki şekilde yorumlanmaktadır. Bu yorumlar; “Kraliçeler kadar güzel olan benim aşkımı istiyorsanız kavşakta soldaki eve gelin!” ve “Parası olan ve aşk arayanlar yolun sonundaki güzeli görün.” şeklindedir.


7. Celsus Kütüphanesi

efes antik kenti celcus kütüphanesi

Mermer Cadde ile Kuretler Caddesi’nin kesişiminde bulunan Celsus Kütüphanesi, Efes valisi Celsus’un ölümü üzerine, M.S. 106 yılında Celsus’un oğlu tarafından babasına anıt mezar olarak yaptırılmıştır. Kütüphanenin altında Celsus’a ait bir mezar odası bulunmaktadır. İskenderiye ve Bergama’dan sonra Antik Çağ’ın en büyük üçüncü kütüphanesi olan Celsus Kütüphanesi, Efes Antik Kenti içerisinde ayakta kalmış en görkemli yapılardan biridir. Zamanında kütüphane içerisinde 12 ile 15 bin arasında parşömen olduğu düşünülmektedir. M.S. 3. Yüzyılda şehre düzenlenen Got saldırılarında yanarak ağır hasar alan Celsus Kütüphanesi, M.S. 10. Yüzyılda yaşanan deprem ile büyük oranda yıkılmıştır. Günümüzde kütüphanenin ayakta duran kısmı sadece ön cephesidir ve 1970’lerde Efes Antik Kenti’nde çalışmalar yürüten Avusturalyalı arkeoloji ekibi tarafından restore edilerek, tekrar yapılandırılmıştır. Kütüphane içerisindeki parşömenlerin, deprem sırasındaki karmaşada kaybolduğu düşünülmektedir.

Kusursuz bir mimari ile inşa edilen Celsus Kütüphanesi’nde, sabahın ilk ışıkları kütüphanenin girişine yansıyarak oldukça güzel bir görüntü oluşturmaktadır. Mimarisinin bir diğer özelliği ise, dışarıdan bakıldığında iki katlı gözükmesine rağmen aslında üç katlı oluşudur. Kütüphanenin girişinde, 4 tane heykel bulunmaktadır. Bu heykeller, Celsus’un sahip olduğu erdemleri simgelemektedir. Bunlar; Sophia Heykeli-Bilgelik ve Akıl, Arete Heykeli-Erdem ve Karakter, Ennoia Heykeli-Zekâ ve Muhakeme, Episteme Heykeli-İlim ve Bilim şeklindedir. Günümüzde görülmekte olan heykeller, orijinal değil, heykellerin birebir kopyalarıdır. Orijinal heykeller ise 1970 yıllarında arkeolojik çalışmalar yürüten Avusturalyalı ekip tarafından, incelenmek üzere Viyana’ya götürülmüş ve geri getirilmemiş, şu anda da Viyana Efes Müzesi’nde sergilenmektedir. Celsus Kütüphanesi’nin eşsiz mimarisinin bir diğer özelliği ise, iç taraftaki sütunların dıştakilerden daha uzun olmasıdır. Bu özellik sayesinde yapıya bir perspektif kazandırılarak, göz yanılsaması sayesinde daha görkemli gözükmesi amaçlanmıştır. 21 metre genişliğindeki mermer kaplı avludan, 9 geniş mermer basamak ile Celsus Kütüphanesi’ne çıkılıyor. Basamakların her iki yanında ise Yunanca ve Latince olarak Celsus’un hayatını anlatan yazılar bulunuyor.

efes antik kenti celcus kütüphanesi

Celsus Kütüphanesi’nin iç kısmında, parşömenlerin rulolar halinde saklandığı nişler bulunmaktadır. İçeride bir diğer dikkat çeken ise, herkesin oturarak fotoğraf çektirdiği boş alandır. Bu alanın tam altında Celsus’un lahit mezarı bulunmaktadır. Boşluk olan kısımda ise şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte olan Celsus heykeli yer almaktaymış.

Celsus Kütüphanesi, kütüphane olarak yapılmış olsa da asıl yapılış amacı Celsus’un anıt mezarıdır. Antik Çağ’da şehir merkezinde bir anıt mezarın bulunmasına izin verilmezmiş. Celsus’un oğlu ise, bir kütüphane yaptıracağını söyleyerek izin almış, önce babasının lahdini kütüphanenin altına yerleştirmiş sonrasında ise kütüphane inşaatını tamamlamıştır. Celsus Kütüphanesi’nde, yüksek sütunlar üzerine oyularak işlenmiş süslemeleri görüp de hayran kalmamak mümkün değildir…


8. Kuretler Caddesi

efes antik kenti

Kuretler Caddesi, Herakles Kapısı’ndan başlayıp, Celsus Kütüphanesi’nde sonlanan caddedir. M.Ö. 4. Yüzyılda yapılan Herakles Kapısı, sadece soyluların kullanabildiği bir kapıdır. Kapı üzerinde, ellerinde birer aslan postu bulunan iki heykel bulunmaktadır. Bunlar Yunan Mitolojisi’nde Herakles, Roma Mitolojisi’nde Herkül’ün tamamlamış olduğu 12 görevden biri olan ve sadece kendi pençeleri ile öldürülebilen Nemea Aslanı postunu simgelemektedir. Roma İmparatorluğu döneminde, hem idari hem de dini işlerle ilgilenen rahiplere “Kuretler” denilmekteydi. Caddenin başında yer alan heykellerde de rahiplerin isimleri yazılı olduğu için, bu caddeye Kuretler Caddesi ismi verilmiştir. Kuretler Caddesi üzerinde, oldukça ihtişamlı süslenmiş evler, hamamlar, çeşmeler, salonlar ve onursal anıtlar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri, Trajan Çeşmesi, Hadrian Tapınağı ve Skolastika Hamamları’dır.


9. Yamaç Evler

efes antik kenti gezilecek yerler

Kuretler Caddesi’nde, Celsus Kütüphanesi’nin batısında yer alan, Efes Antik Kenti zenginlerinin yaşadığı, üst sınıf yaşam tarzını yansıtan müstakil evlerden oluşan Yamaç Evler, 4.000 ve 1.400 metrekarelik iki ayrı kısımdan oluşmaktadır. İlk inşası M.Ö. 1. Yüzyılda yapılan Yamaç Evler, M.S. 7. Yüzyıla kadar birçok yıkım ve yapım geçirerek, zamanla ilk yapıldığı halinden farklılaşmıştır. Helenistik dönemde mezar olarak kullanılan alanda kalan malzemeler, Romalılar tarafından kullanılarak, Yamaç Evler inşa edilmiştir. Açık avlu etrafına inşa edilen iki katlı evlerin zeminleri renkli mozaikler ile duvarları ise mermerler ile kaplanmıştır. Ayrıca mitolojiden çeşitli sahneleri simgeleyen freskler, evlerin her köşesini süslemektedir. Evlerin günümüz insanını en şaşırtan özelliği ise, yerden ısıtma sistelerinin bulunmasıdır.

Yamaç Evler’deki kazı çalışmaları 1960 yılında başlamış ve günümüzde de devam etmektedir. Efes Antik Kenti zenginlerinin hayatına ışık tutan Yamaç Evler’i gezmek için, Yamaç Evler’in girişinden bilet almanız gerekmektedir. Efes Antik Kenti giriş ücreti, Yamaç Evler’i kapsamamaktadır.

Yamaç Evler’e giriş ücreti 45 TL’dir. Müze kart geçerli değildir.


10. Hadrian Tapınağı

efes antik kenti nerede

Efes Antik Kenti’nin en iyi korunmuş yapılarından biri olan Hadrian Tapınağı, Kuretler Caddesi üzerinde bulunan görkemli yapılardan biridir. M.S. 128 yılında, Efes Antik Kenti’ni ziyarete gelen İmparator Hadrianus’u onurlandırmak üzere inşa edilmeye başlanan tapınak, M.S. 138 yılında tamamlanmıştır. Tapınağın mimarisi Yunan mimarisinden izler taşımaktadır bunun sebebi ise Hadrianus’un Antik Yunan kültürüne olan ilgisidir. Tapınağın önünde bulunan 4 tane yazıtlı kaide, M.S 293-305 yıllarında yapılmıştır. Yazıtlı kaidelerin üzerinde, Roma tarihi için oldukça önemli “4’lü yönetim” döneminin İmparatorları olan, Galerius, Maksimianus, Diocletianus ve Constantinus’a ait bronz heykeller bulunuyormuş ancak günümüzde bu heykeller ne yazık ki kayıptır…

Hadrian Tapınağı’nın en ilgi çeken kısmı, 4 sütunun taşıdığı, kavisli kemerdir. Süslü ve gösterişli bir görünüme sahip kemerin üzerinde Şans Tanrıçası Tike’nin, arkasında ise Medusa’nın kabartması bulunmaktadır.

Hadrian Tapınağı’nın üst kısmındaki alınlıkta, Efes Antik Kenti’nin kuruluş hikâyesindeki Androklos’un domuzu öldürüşü, Amazonların Tanrılar ile toplantıları, Dionysos ve arkadaşları gibi Efes için önemli olaylar ve kişiler frizler üzerine betimlenmiştir. Ancak şu anda Efes Antik Kenti’nde görülmekte olan alınlık, orijinal değil, birebir uygulanmış kopyadır. Alınlığın orijinali Efes Müzesi’nde sergilenmektedir.


11. Skolastika Hamamları

efes antik kenti gezilecek yerler

İlk olarak M.S. 2. Yüzyılın başlarında inşa edilen hamamlar, 400’lü yıllarda önemli bir Hıristiyan soylusu olan Madam Scholastica tarafından restore ettirilmiş ve hamamlara onun ismi verilmiştir. Fakir halk ve soylular olarak sınıf farkının bulunduğu dönemde, hamamların kullanımında hiçbir sınıfa imtiyaz tanınmamış, tüm fakir halk hamamlardan ücretsiz faydalanmıştır. Merkezi ısıtma sisteminin kullanıldığı Skolastika Hamamları, 3 kattan ve 4 ana bölümden oluşarak, 1000 kişilik kapasiteye sahiptir. Hamamda bulunan 4 ana bölüm, sıcak su odası, ılık su odası, soğuk su odası ve soyunma odası şeklindedir. Antik Çağ’da hamamlar sadece temizlik amacıyla değil, eğlenip, sosyalleşmek amacıyla kullanılmıştır. Latrina (tuvalet) ve Aşk Evi’ne geçişlerin bulunduğu hamam kompleksinin, günümüzde sadece giriş katı gezilebilmektedir.


12. Odeon

M.S. 100 yılında inşa edilen Odeon, 13 basamağa sahip, yarım daire biçiminde tasarlanmış oturma alanının bulunduğu, küçük bir antik tiyatrodur. Odeon’un, Büyük Tiyatro ve diğer antik tiyatrolardan farkı ise su tahliye kanalları olmaması sebebiyle üzerine yapılmış olan ahşap çatıdır. Odeon’da şehirle ilgili halk meclisi toplantıları yapılır ve önemli kararlar alınırmış. Meclis toplantıları dışında, çeşitli yarışmalar ve konserler düzenlenirmiş. 1400 kişi kapasitesine sahip Odeon’da günümüzde de zaman zaman konserler düzenlenmektedir.


13. Prytaneion

efes antik kenti gezilecek yerler

Prytaneion yani günümüzdeki karşılığı “Belediye Binası” olan yapı içerisinde, kentin yönetimine ait bürokratik işler yürütülürmüş. M.S. 1. Yüzyılda, Augustus döneminde inşa edilen Prytaneion, 3 tarafı çevrili bir avlu olarak yapılmıştır. İlk avlu içerisinde bir sunak ve iki tapınak, ikinci avlu içerisinde şehrin üst düzey yöneticisine ait bir makam, üçüncü avluda ise bir ziyafet salonu bulunmaktaymış. Efes Müzesi’nde sergilenen en kıymetli parçalardan biri olan Artemis Heykeli, Prytaneion’daki kazılar sırasında çıkartılmıştır. Prytaneion’un bir diğer önemli özelliği ise, , Zeus’un en büyük kız kardeşi olan Hestia’ya adanmış, aynı zamanda şehrin bağımsızlığını simgeleyen “sönmeyen ateş”in, Prytaneion sütunları üzerinde yanmış olmasıdır. Bu ateşin sorumluları ise Kuretlerdir.


14. Domitian Tapınağı

efes antik kenti gezilecek yerler

M.S 81-96 yıllarında inşa edilen tapınak, İmparator Domitianus’a adanarak, Efes Antik Kenti’nde bir imparatora adanmış ilk tapınak olma özelliği göstermektedir. Acımasız ve kötü kişiliği ile bilinen Domitianus, günün birinde senatoda, aristokratların öldürülmesini isteyerek kendi sonunu hazırlamıştır. Daha önceden kendisine bir kehanet edilmiş ve öğle vaktinde öldürüleceği söylenmiştir. Bunu bilerek öğle vaktinde yalnız olmayan Domitianus, hizmetçisinin saatin öğle vaktini geçtiğini söylemesi üzerinde yalnız kalmış ve 8 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür. Şehirde Domitianus’a ait olan tüm hatıralar silinmiş, heykelleri yıkılmış, adı tüm belgelerden çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra Domitian Tapınağı, dönemin Efes Hanedanı olan Flavius ailesine adanmıştır. Hıristiyanlığın kabul edilmesi ve hanedanlığın gücünü yitirmesi üzerine yerinden sökülen Domitian Tapınağı, yapılan restorasyon çalışmaları ile ayağa kaldırılmış olsa da, günümüzde görülebilen kısmı tapınağın yalnızca belli bir bölümüdür. Ayrıca tapınak içinde bir de kült heykeli bulunmaktaymış ancak Hıristiyanlığın kabul edilmesinden sonra tahrip edilmiş olan heykelin, günümüze sadece baş ve kol bölümleri ulaşmıştır.


15. Efes Devlet Agorası

efes antik kenti gezilecek yerler

Efes Devlet Agorası M.S. 1. Yüzyılda İmparator Augustus ve Claudius zamanında inşa edilmiştir. Önemli din ve devlet işlerinin yürütüldüğü Efes Devlet Agorası, 160 metre uzunluğunda ve 73 metre genişliğindedir. Agoranın 3 tarafı sütunlu galerilerle çevrelenmiştir. Efes Devlet Agorası içinde, Antik Çağ devlet memurlarının ofisleri yer almaktadır. Agoranın tam ortasında ise Mısır Tanrısı İsis’e adanan bir tapınak bulunmaktadır.


16. Artemis Tapınağı

efes antik kenti gezilecek yerler

İnşaatına M.Ö. 6. Yüzyıl ortalarında başlanılan Artemis Tapınağı, Yunan mitolojisinde avcılık tanrıçası, Efes için ise bereket ve doğurganlık tanrıçası olan Artemis için inşa edilerek, 120 senede tamamlanabilmiştir. Her biri 18 metre uzunluğunda olan 127 tane kolondan oluşan Artemis Tapınağı, 115 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğinde oldukça görkemli bir yapıdır. Dünya’nın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı, bu listeyi belirleyen Yunanlı Sidon’a göre, diğer 6’yı geride bırakan güzellikte bir yapıdır. Sidon, Artemis Tapınağı’nın güzelliğini şu şekilde betimlemektedir:

“Mağrur Babil’in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus’daki Zeus heykelini ve asma bahçelerini gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos’un engin mezarını; ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki “İşte! Olimpus’un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.” (Antipater, Yunan Antolojisi [IX.58])

Böylesine görkemli ve güzel bir yapı, ne yazık ki günümüze ulaşamamıştır. 21 Temmuz 356 yılında Herostratus tarafından yakılan Artemis Tapınağı’ndan günümüze sadece bir sütun ulaşabilmiştir. Dünya’nın 7 harikasından biri olan tapınağın yakılma öyküsü ise şu şekildedir:

Herostratos, geçimini kunduracılık ile sağlayan, sıradan bir adammış. Kimseye zararı olmayan ve normal bir hayat süren Herostratos’un bilinen tek bir zaafı varmış o da “meşhur olmak…” Çevresinde bu zaafını bilen ve onu meşhur etmek adına çeşitli planlar üreten politikacı, soyguncu ve maceracı olarak nitelendirebilecek birçok insan varmış. Günün birinde bu kişilerden Herostratos’a bir öneri gelmiş. “Eğer meşhur olmak istiyorsan, Artemis Tapınağı’nı yakmalısın, o zaman adın tarih geçer.” şeklindeki öneri, önce Herostratos’u korkutmuş olsa da aklına yatmış ve uzun süre plan yapmaya koyulmuş. Ve 21 Temmuz günü Artemis Tapınağı’nı ateşe vermiş. Tapınak içindeki kandillerde yanan yağlar, alevlerin yayılmasını kolaylaştırmış, yangın hızla büyürken fırsattan istifade eden soyguncular, tapınağın tüm hazinesini yağmalamış… Halk yangına müdahale etmek istese de başarılı olamamış ve ertesi güne kadar yangın devam etmiş. Dünya’nın 7 harikasından biri olan görkemli Artemis Tapınağı’ndan geriye sadece sis ve toz bulutları kalmış… Tabii bu olayı dinleyen insanların aklına tek bir soru gelmiş. Tanrıça Artemis, neden tapınağını bu yangından koruyamamıştı? Bu sorunun cevabı ise şöyleydi:

21 Temmuz 356 gününde, Tanrıça Artemis’in önemli bir görevi vardı ve bu görevi yerine getirmek için Makedonya’nın Pella şehrine gitmişti… Artemis’e gelen haber, o gün önemli birinin doğacak olmasıydı. Öyle önemli birisi ki, büyüdüğünde çok büyük bir kral hatta İmparator olacaktı… Dünya’nın dört bir tarafına seferler düzenleyecek, yeni bir çağ yaratacaktı… Bu haberi alan Artemis, yola koyulmuş ve Efes’ten ayrılmıştı. Kendi tapınağının yerle bir olmasını engelleyemese de, “Büyük İskender”in doğumunda bulunmak her şeyden önemliydi…

Peki, tüm bu yaşananlardan sonra Herostratos cezasız mı kalmıştı? Elbette ki hayır…  Ölüm cezasına çarptırılan Herostratos, hayatına mal olsa da amacına ulaşarak tarihe geçmişti. Hatta tüm bu yaşananlardan sonra, Efes şehrindeki şan, şöhret tutkunu kişilere “Herostratik” denilmeye başlanmış ve ölüm cezası verilmiştir.

Ne yazık ki günümüze Artemis Tapınağı’na ait sadece bir sütun ulaşabilmiştir ancak tapınağın iki muhteşem heykeli yapılmış ve Efes Müzesi’nde sergilenmektedir.


17. Ayasuluk Tepesi

efes antik kenti gezilecek yerler

8000 yıl önceki, Neolitik Çağ’dan günümüze kadar ulaşan eserlerin bulunduğu Ayasuluk Tepesi, Efes Antik Kenti’nin ilk yerleşim bölgesidir. Ayasuluk Tepesi’ndeki ilk yerleşimin ardından, Helenistik ve Roma dönemlerinde bugünkü konumuna taşınan Efes Antik Kenti, Bizans Dönemi’nde Ayasuluk Tepesi’ne geri dönmüştür. 1330 yılında kent, Türklerin eline geçmiş ve Ayasuluk Tepesi, Aydınoğulları Beyliği’nin başkenti olmuştur.

Ayasuluk Tepesi’nde tarihin farklı dönemlerinden günümüze ulaşan birçok eser bulunmaktadır, bunlardan en önemlileri; Ayasuluk Kalesi, St. Jean Bazilikası ve İsa Bey Camii’dir.


18. Ayasuluk Kalesi

efes antik kenti gezilecek yerler

Bizans Dönemi’nde Arap saldırılarından korunmak amacıyla, M.S. 6. Yüzyılda Ayasuluk Tepesi’ne inşa edilen Ayasuluk Kalesi, 17 kule ve surlardan oluşmaktadır. Tepenin en yüksek noktasına inşa edilen Ayasuluk Kalesi’nin iç kale sur duvarları Selçuklu-Osmanlı izleri taşımaktadır. İç kalenin biri batıda biri doğuda olmak üzere iki adet girişi bulunmaktadır. Kale içinde sağlam kalmış 5 adet sarnıç bulunmaktadır. Merkezin güneyinde, tek kubbeli ve minaresi kısmen sağlam kalabilmiş Kale Camii bulunmaktadır. 2007-2008 yıllarında yapılan kazılarda kale içinde yaşamış askerlere ait konutlar, 2009-2010 yıllarındaki kazılarda ise Kale Köşkü ve çevresindeki konutlar ortaya çıkarılmıştır. İç kalenin en üstünde ise Kale Hamamı ve bir adet sarnıç sağlam kalmıştır. Buradaki sarnıç Bizans Döneminde bazilika olarak inşa edilip sonradan sarnıca dönüştürülmüştür. Ayasuluk Tepesi’nin en eski yapısı bu bazilikadır.


19. St. Jean Bazilikası

efes antik kenti gezilecek yerler

Ayasuluk Kalesi’nin içerisine girdiğinizde sizi ilk karşılayacak olan şey, tepenin en eski yapısı olan St. Jean (St. John) Bazilikası’dır. M.S. 1. Yüzyılda inşa edilen bazilika, Ayasuluk Tepesi’nin güneyinde yer almaktadır. Hıristiyanlığın en önemli figürlerinden biri olan St.Jean (St. John), Hz. İsa’nın 12 havarisinden biridir. “Aziz Yahya” olarak da bilinen St. John’ın, “Yahya İncili”ni Efes Antik Kenti’nde yazdığı düşünülmektedir. St. Jean’in mezarı üstüne inşa edilen St. Jean Bazilikası erken Hıristiyanlık döneminin en önemli tanıklarındandır.

Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinin ardından, en sevdiği havari olan St. John’un, Meryem Ana’nın Kudüs’te kalmasını doğru bulmayarak, Efes Antik Kenti’ne kaçırdığına inanılmaktadır. Hz. Meryem’in 101 yaşına kadar Bülbül Dağı’nda yaşadığı ve öldüğü; St. Jean’in ise Meryem Ana’yı Bülbül Dağı’nda kendinden başka kimsenin bilmediği bir yere gömdüğü düşünülmektedir.

Altında St. Jean’in mezarının bulunduğu St. Jean Kilisesi, bölgede Artemis Tapınağı’ndan sonra inşa edilen en büyük dini yapıdır. Hıristiyanlık için kutsal bir yer olarak kabul edilen Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Bazilikası, her yıl yaklaşık 1,5 milyon insan tarafından ziyaret edilmektedir.

St. Jean Ören Yeri giriş ücreti 25 TL’dir.


20. İsa Bey Camii

efes antik kenti gezilecek yerler

Ayasuluk Kalesi’nin iç kalesinde bulunan İsa Bey Camii, 1375 yılında Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılmıştır. Türk mimarlık tarihinde, Anadolu Beylikleri dönemine ait en eski ve en gösterişli yapılardan biri olan İsa Bey Camii, mimari olarak çok fazla örneği bulunmayan bir plana göre inşa edilmiş ve bu planın ilk örneklerinden olmuştur. İsa Bey Camii 19. Yüzyılda kervansaray olarak kullanılmıştır. 16. Yüzyıl ortalarındaki depremde bir kısmı yıkılan camii, 1975 yılında onarıldıktan sonra tekrar ibadete açılmıştır.

İsa Bey Camii’nin İslam mimarisine katkısı, camiinin revaklı avlusudur. Camii’nin doğu ve batıda olmak üzere iki minaresi olduğu bilinmektedir ancak günümüze ulaşan sadece batıdaki minaredir. Kalıntılardan anlaşılan, camii avlusunun üç yönden revakla çevrili oluşudur. Revaklardan günümüze yalnızca devşirme bazı sütunlar ulaşabilmiştir. Geniş kemerlerle birbirine bağlanmış olan bu sütunların üstünün eskiden bir örtü ile kapalı olduğu düşünülse de herhangi bir kalıntı bulunamamıştır.

İsa Bey Camii’nin hem içi hem de dışı oldukça zengin süslemelerle donatılmıştır. Özellikle üstün işçilik ile yapılmış Taç kapı süslemeleri, görülmeye değerdir… Kapı üzerine, dantel gibi işlenen, istiridye kabukları görünümündeki süslemeler, çok ince işçilik ile çalışılmış olduğunu kanıtlamaktadır.

İsa Bey Camii’nin bir diğer önemli özelliği ise, avlusu içinde yer alan, birbirine eş iki mermer penceredir. Avlu içerisinde devşirme sütunlar kullanılarak, avluya anıtsal bir görünüm kazandırılmıştır.

Efes Antik Kenti’ne gitmişken, Ayasuluk Tepesi ve içerisinde yer alan önemli yapıları mutlaka görmelisiniz…


Efes Antik Kenti gezilecek yerler hakkında hazırlamış olduğumuz yazının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Efes Antik Kenti hakkında daha detaylı bilgi almak için, daha önce hazırlamış olduğumuz Efes Antik Kenti Nerede yazısını inceleyebilirsiniz.

Yazı Özeti
Efes Antik Kenti Gezilecek Yerler » Gezilecek En İyi 20 Yer
Konu
Efes Antik Kenti Gezilecek Yerler » Gezilecek En İyi 20 Yer
Açıklama
Efes Antik Kenti gezilecek yerler yazımız içerisinde; Efes Antik Kenti nerede, Efes Giriş Ücreti, Efes Harabeleri tarihi ve nasıl gidilir hakkında birçok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Yazar
Yayıncı Adı
Rotamhikaye
Yayıncı Logo

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin